Bugünler çocuklarımız ve bizler için önemli günler. Bir yandan LGS, LYS,YKS, KPSS gibi farklı lise, üniversite ve diğer sınavların sonuçları açıklanırken diğer yandan okulların tercih dönemleri başlıyor.

Çocuklarımız, öğrenciler yıl boyunca sınav hazırlıkları ve başarılı olabilmek kaygısıyla yoğun bir stres yaşıyorlar. Şimdi de onun üstüne doğru ve istediğimiz programa okula yerleşme kaygısı ekleniyor.

Bu zorlu dönemde çocuklarımıza bir mentor, psikolog, rehber ve danışman gibi yaklaşmalıyız, streslerini artırıcı değil bilakis azaltıcı bir yaklaşım sergilemeliyiz.

Çocuğumuzu daha yakından tanımalıyız, ilgi ve yeterlik alanlarını soracağımız kolaylaştırıcı sorularla daha yakından tespit etmeliyiz. Gençler şu anda verecekleri kararların hayatlarının geri kalanını yakından etkileyeceğinin çok farkında olmayabilir. İlgi ve sevgi duyacakları konuları, meslek dallarını akademik alanları belirlerken onlara destek olmalıyız.

Unutmamalıyız ki sahip olduğu işi severek yapanlar, hem daha az stresli olur, hem daha çok motive olur bu ise işgücü hayatındaki performansına ve verimliliğine olumlu olarak yansır.

Bunlarında üstünde artık bilimsel pek çok çalışmanın da somut olarak ortaya koyduğu üzere stres, kalp rahatsızlıklarından, astıma, obeziteden diyabete, depresyondan Alzheimer’e kadar pek çok hastalığı tetikleyen bir unsurdur. Örneğin yoğun stresin yaşlanmayı 9-17 yıl arası hızlandırdığını çalışmalar ortaya koymaktadır.

özet olarak, öğrenciler yoğun, yorucu ve stresli bir dönemi geride bıraktılar. Yaz tatilinde, başvuru ve yerleşme ile ilgili konular sebebiyle çocuklarımızın stresini artırmak yerine onlarla doğru iletişim kanalları geliştirerek hayata, geleceğe, eğitimlerine daha güvenli ve huzurlu bakmalarına yardımcı olalım.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.