Depresyon Geçirenlerin Dikkat Etmeleri Gereken Hususlar

Depresyon ile ilgili yazı dizimizin üçüncü ve son bölümünde “Depresyon geçiren kişiler ve yakınlarının dikkat etmesi gereken hususları” derledik.

Bu bölümde yer alan içerik de Bilted Psikiyatri ve Psikoterapi Kliniği Klinik Psikolog Dr. Ahmet Türker tarafından  hazırlanmış bilgilerden derlenmiştir.

Depresyon işaretlerini görür görmez, en kısa sürede bir uzmana başvurun. Şikayetlerinize göre uzman sizi daha detaylı olarak yönlendirecektir.

Uzmana giderken yanınızda sizi iyi tanıyan bir yakınızı veya akrabanızı götürmeniz daha faydalı olacaktır. Tedavi süresinin üç aydan altı aya kadar sürebileceğini unutmayınız. Eğer daha önce de depresyon geçirdi iseniz, bu durumda tekrarlamaları önlemek üzere koruyucu ve daha etkin bir tedavi planının uygulanacağını unutmayınız.

Depresyon tedavisinin ilaçla yürütüldüğü durumlarda, özellikle birden fazla ilacı bir arada kullanmanız gerektiğinde, tedavi süresince düzenli kullanmanız ve olası yan etkilerine katlanmanız gerektiğini unutmayınız. Farklı rahatsızlıklarınız için kullanmanız gereken ilaçlar olduğunda, bu durumda doktorunuz ile konuşmayı ihmal etmeyiniz.

Depresyonda olsanız dahi, hayattaki olumlu ve güzel şeyleri görmek için çaba harcayınız. Sadece negatif olaylar ve özellikler üzerinde odaklanmayınız.

Depresyonda dahi olsanız, bir şeylerle meşgul olmaya ve çalışmaya gayret edin. Kendinizi bir yerlerde kapatmak, çalışmayarak meşguliyetsiz kalarak büzülüp saklanmak, depresyonu arttıracaktır.

Birçok depresyon hastası için günlük veya haftalık planlar hazırlamak son derece yararlı olabilmektedir. Tabii ki burada önemle üzerinde durulması gereken, plan yaparken aşırı katı ve zorlayıcı yaklaşımdan uzak durulmalıdır. Yaptığınız plana tam olarak uyamayabilseniz bile, her aktivite ve değişiklik sizin için bir başarıdır ve önemlidir. Onaylanma, özellikle de kendi kendinize verdiğiniz değer depresyonu aşabilmeniz için en önemli kazanımlardır.

Eğer eski ilişkilerinizi ve arkadaşlıklarınızı bitirdiyseniz, tekrar kontak kurun. Arkadaşlarınızı tekrar arayın, kısa da olsa arkadaşça ve dostça olan destekleyici görüşmeler sizin için çok önemlidir.

Eğer intihar düşünceleriniz varsa, bunları arkadaşlarınız, eşiniz ve terapistiniz ile konuşun. Bu konudaki görüşmeler, krizi aşmanıza yardımcı olacak ve sizin daha iyi anlaşılmanızı sağlayacaktır. Siz bu ağır depresyon safhasından nasıl olsa çıkacaksınız ve intihar düşüncelerinizi gerçeğe dönüştürmediğinize şükredeceksiniz.

İyileşmenin ve depresyondan kurtulmanın yavaş yavaş olacağını, zaman zaman kendinizi tekrar kötü hissedebileceğinizi, aşağı inişler de kısa süreli yaşansa da, genel olarak iyiye doğru gideceğinizi unutmayın.

Depresyon hastanın aile hayatı ve ikili ilişkilerini son derece kötü etkileyebilecek ağırlıkta olabilir. Bazı aileler, bu gidişin nereye kadar olacağına ilişkin sorular sormaya başlarlar. Bu hastalık dolayısıyla ailelerin finansal problemleri de bu durumu kötüleştirebilir. Genellikle de evde diğer yaşayanlar ve çocuklar da bu koşullardan kötü etkilenmektedir.

Depresyon Geçirenlerin Yakınlarının Yapabileceği Yardımlar

Eğer hasta depresyona bağlı büyük ümitsizlik ve çaresizlik duygularını dışarıya yansıtıyorsa, hayata ve kendisine ilişkin umutları azalmışsa, hastaya sürekli ve etkin bir şekilde; tekrar tamamen eski halini alacağını, tamamen iyileşeceğini söylemeliyiz.

Depresyon kişilik bozukluğu yada iradesizlik demek değildir. “Çek kendini çıkar şu durumdan” veya biraz iradeni kullan” gibi ifadeler kişiyi daha derin bunalıma itmekten başka işe yaramaz.

Eğer bir kişi ağır bir depresyon geçiriyorsa, ondan kendini alabilmesi ve kolayca çıkabilmesi mümkün değildir. Depresyondaki kişiye onun kaldıramayacağı; seyahate çıkmak, toplantılara katılmak gibi büyük öneriler getirmek yanlış olabilir. Bunun yerine istek ve gücü yeterli ise; kısa yürüyüşler, şehir turları, eğlenceli arkadaş ziyaretleri, vb. önerilmesi çok daha uygundur. Bu türden kısa ve küçük faaliyetler kişiye halen bir şeyler yapabileceğini ve değerli olduğunu göstermesi açısından büyük önem taşır. Gücünü ve yapılabilirliliği aşabilecek faaliyet ve öneriler, hastanın çaresizlik ve işe yaramazlık duygu ve düşüncelerini arttırabileceğinden, yararından çok zararı olabilir.

Bazen depresif hastalar kızgın ve öfkeli de olabilirler. Diğer taraftan onların karamsarlığı ve umutsuzluk duyguları tüm aileyi genel bir depresif duruma sokabilir. Eş ve çocukları hastanın sorunlarını paylaşma adına, kendilerini ağır bir yük ve sorun altına atabilirler. Özellikle bu durumlarda, eğer yakınlarını bu durumdan kurtaracaksa, hastaların klinik veya hastanelerde tedavi görmeleri daha uygun olacaktır.

Bazen depresyon sadece hasta olan kişiyi değil, bu kişinin aile üyelerini de etkisi altına alarak bir ağ oluşturur. Çünkü aile bireyleri depresif durumu yanlış bir değerlendirme ile utanılacak bir olay haline getirerek, kimse ile hastalık hakkında konuşmazlar. Bu tür ağır durumlarda hastalıkla ilgili olarak güvendiğiniz yakınlarınız veya bir uzman ile konuşunuz. Daha fazla derin ve ağır duruma düşmenize izin vermeyiniz. Depresyon geçiren kişilerin bakım ve nezareti için bazen yardımcı bularak, dışarı çıkıp, farklı ortamlara girmeli, farklı konuşma ve faaliyetlerde bulunmalısınız. Eğer siz de hasta olacak olursanız, size yardımcı olabilecek başka kişileri bulmak çok daha zor olacaktır.

İntihar düşünceleri olan depresyon hastası, yakınları açısından büyük bir önem taşır. İntihar düşünceleri hasta tarafından bir kez ifade edildikten sonra, artık hastayı kaybedebilme tehlikesi ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar da bu sonucu doğrulamaktadır. Ağır depresyon geçiren hastaların yaklaşık ’i intihar ederek yaşamını yitirir. 55 yaş ve üzerindeki intihar sonucu ölüm oranları, diğer yaş gruplarına göre 4 kat daha fazladır.

Bu durumda özellikle hastanın yakınları, depresyon hastasının bu düşünceleri ile nasıl başa çıkılacağı ile ilgili soru işaretleri taşırlar. Hasta ile nasıl irtibatın yürütüleceğini açıklayıcı kesin bir cevap veya reçete yoktur. Ancak dramatize etmek ve hastanın her an intihar edebileceğini düşünmek de yanlıştır. Karşımızdaki hastanın öncelikle şunları anlamasını sağlamaya çalışmalıyız: Benimle veya bizimle beraber yaşamak o kadar kötü bir şey mi? Hastanın yanında olduğumuzu, onu kaybetmenin bizim için ne anlama geleceğini sakin bir şekilde ifade etmeli ve hissettirmeliyiz. Hasta olan yakınınızın tekrar iyileşeceğine ve eski haline kavuşacağına ilişkin güveninizi söylemeliyiz.

Tabi ki hastanın intihar düşüncelerinden hastanın tedavisi ile ilgilenen uzmanın haberinin olması, mümkünse hasta tarafından haberdar edilmesi sağlanmalıdır.

Eğer hasta intihar düşüncelerini kendisi ifade etmiyorsa, yakınları tarafından dile getirilmeye veya anlaşılmaya çalışılmalıdır. Örneğin; “Son zamanlarda senin için her şey boş, sanki hiçbir anlam taşımıyor. Bazen daha fazla yaşamak istemediğini düşünüyor musun?” şeklinde hastanın intihar düşünceleri sorgulanabilir.

Eğer sorunuza olumlu bir karşılık aldıysanız, örneğin; “Bir sonraki gün bu konuda konuşmak için sana güvenebilir miyim, yarına kadar kendimi güvende hissedebilir miyim?” şeklinde bir başka soru sorarak, mümkün olduğunca sorumluluk vermeye, zaman kazanmaya ve güven hissettirmeye çalışmalıdır.

Bu tür durumlarda hastanın yakınları ve uzman kişi beraber çalışarak, hasta ile yapılan önceki görüşmeler hakkında karşılıklı olarak birbirlerini bilgilendirmeli, hasta ile bundan sonraki ilerlemeler hakkında konuşulmalıdır. Özellikle intihar düşüncelerinin yoğunlaştığı ve çok ağır safhaların yaşandığı bazı durumlarda uzman hastanın bir klinik yada hastanede yatarak tedavi görmesini gerekli görebilir.

İntihar düşünceleri olduğunu kabul eden hastaya; bunu nasıl gerçekleştirmek istediği, bir hazırlık yapıp yapmadığı da sorulabilir. Eğer bu iki soruya olumlu cevap verilmiş ise, bu durumda hastanın bir şeyler yapabileceğine ilişkin risk oldukça yüksektir. Bu durumda hastaya şöyle bir konuşma yapılabilir:”Anlayabildiğim kadarıyla sen, bu hastalığı yenmek için daha fazla bir şey yapmak istemiyorsun. Bu durumu bir uzman ile görüşerek, beraberce çözüm yolu aramaya çalışalım.”

Etkili ve başarılı bir depresyon tedavisi için, uzmanın ve hastanın planlanan tedavinin olumlu ve riskli taraflarını anlayabilecekleri ortak bir dil oluşturması zorunludur. Böyle bir anlayış çerçevesinde uzman; hastanın birçok sorusunu cevaplamak, hastalık ve tedavisi ile ilgili bir yığın bilgiyi hasta ve yakınlarına vermek durumundadır. Doğal olarak özellikle depresyon tedavisi; uzun ve zahmetli bir süreci beraberinde getirmekte, hasta ve yakınlarının dışında uzman olan kişinin de yeterli zaman ve çaba harcamasını gerektirmektedir.

Depresyon tedavisinde, diğer hastalıklarda olduğundan daha fazla, hasta ve yakınları ile uzman arasındaki güven ilişkisi son derece önemlidir. Uzman yeterli güven sağlayamadığı veya hasta ve yakınları bu güveni alamadığı taktirde, tedavinin amacına ulaşması oldukça zordur. Bunda; hasta ve yakınlarının farklı uzmanlara müracaatı ve sonucunda farklı tedavi planlarının oluşması, bu süre zarfında zamanında ve yeterli müdahalenin yapılamaması, hastalığın seyrinin ağırlaşması gibi nedenler rol oynamaktadır. Bu nedenle, uygun bir araştırma ve inceleme ile uzman seçilmeli, tedavi süresince de uzman değiştirilmemeye dikkat edilmelidir.

Kaynak: Bilted Psikiyatri&Psikoterapi kliniği

  • İzmir 2. Cad. No:34 (Turtes Pasajı) Kat:5 Kızılay 06440 Çankaya / Ankara
  • 0 312 417 00 79ilgili diğer yazılarımız:

Ücretsiz, komisyon hızlı kolay ilan sitesi:

eskicim.org

dEpresyon, duygu, stres, sıkıntı, ağrı, bunalım, erkek, kadın, depresif, uyku, iştahsızlık, kilo kaybı, duygulanım, suçlama, yalnızlık, huzursuzluk, tedavi, terapi

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.